Menu

Aşısı Olmayan Hayvan Isırırsa Ne Yapmalıyız

Zoonoz, yani hayvanlar ve insanların birbirlerine bulaştırdıkları hastalıklar içinde en popüler ve en çok korkulanı kuduz (diğer adıyla Rabies ya da Lyssa) hastalığıdır. Bilindiği üzere kuduz mikrobu taşıyan bir hayvan veya insan için, geri dönüşü olmayan bir yola girilmiş demektir. Günümüzde, kuduz hastalığını yenebilmiş sadece 3 hasta bulunmaktadır. Tedavisi olmayan ve taşıyıcısının korkunç ve acılı bir şekilde can vermesine sebep olan kuduz mikrobu nasıl bulaşır, bulaşmaması için nelere dikkat edilmelidir soruları istemsizce zihnimizde dolaşıyor.

Kuduz mikrobu, vampir efsanelerinde çokça adı geçen yarasalar tarafından yağ bezelerinde ve tükürük bezlerinde taşınmaktadır. Yarasaların ısırdığı herhangi bir hayvan veya insan hastalığın kuluçka evresine girmiş olur. Kuduz mikrobu, canlının merkezi sinir sistemine doğru ilerleyerek orada tahribat yaratır. Sinir sistemi beyinde olduğu için, ısırılan bölge beyine ne kadar uzaksa kuluçka süresi de o kadar uzar. Bu sebepten hastalık bazen bir kaç yıl sonra kendisini gösterebilir. Eğer zamanında müdahale edilmezse hasta için melankolik, saldırganlık ve felç olmak üzere 3 evreden geçeceği zor bir süreç başlar.

Bir yarasa, kedi, köpek, fare veya çiftlik hayvanları tarafından ısırılan kişiler ise önce yarayı dezenfekte etmeli ve açık bırakmalıdırlar. Daha sonra bir sağlık kuruluşuna giderek, düzenli olarak kuduz aşılarını yaptırmalıdırlar. Köpek veya kedi gözlem altında tutularak herhangi bir hastalık belirtisi (tükürük bezlerinin aşırı çalışması, ışığa duyarlılık, yutma yetisinde kayıp, saldırganlık) gösterip göstermediğine bakılmalı, gösteriyor ise şayet ilgili merciler durumdan haberdar edilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, kuduz aşısının geçerliliğinin sadece 1 yıl oluşudur. Bu sebepten ısırma eylemini gerçekleştiren hayvanın varsa aşı karnesine bakılmalı, kuduz aşısının yenilenip yenilenmediği dikkatlice kontrol edilmelidir.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.