Menu

Doğum Korkusuyla Nasıl Baş Edilir

Üremek her canlının gerek bitkilerin gerek hayvanların gerekse insanların neslini devam ettirmek amacıyla yaptıkları bir eylemdir. Her canlı neslinin devamı için üreme faaliyetinde bulunması mecburi olarak bir önem taşır.

Burada konuyu uzatmadan insanlardan konumuza geçiş yapacak olursak; doğum korkusuyla nasıl bas edilir. İnsanlıktan bu yana kaç yüzyıllar geçmiştir. Eskiden böyle korku olayları var mıydı? Merak ediyorum. İllaki vardır. Eskilere bir göz geçirecek olursak araç, ev, giyim, ebe, bunlar bir kenara hastane dahi yoktu. O zamanlarda bu insanlar nasıl doğum yapmışlarda bugünlere kadar ulaşılmış. Kadınlar eskiden sancılarla sadece kendi emekleriyle doğumlarını gerçekleştirebiliyorken şu anda durumumuz çok vahim geliyor. Bu zamanlarda doğan bir çocuğa bakım var mıydı? Çocuk doğar bir kenarda kendi kendine büyürdü. Zaten bir canlı doğduğunda emme refleksiyle dünyaya geliyor. Doğduğunda hiç bir şey vermesen de anne göğsünden beslenerek büyüyor. Yani burada bizler kusursuz bir yaşama içgüdüsüyle hayata geliyoruz. Korksak da korkmasak da doğum denilen olayı iç güdüşle olarak gerçekleştirmek gerekmiyor mu?

Yıllar geçti teknoloji arttı haliyle her şey kolaylaştı. Herkes tabi ki her türlü rahatlığa kavuşmuşken acı çekmek zor geliyor. Böyle geçmişle ilgili bir belgesel hazırlayıp her detayı kaçırmadan gösterilse bence doğum korkusu diye bir şeyin kalacağına ihtimal vermiyorum. Zaten insan istese de istemese de iç güdüşle olarak bu eylemi gerçekleştirmek için çaba gösterecektir.

Bunun yanında doğum korkusu yaşayan bayan tecrübeli bol çocuklu bir nineyle görüşmesini sağlamak da doğum yapacak kişinin korkularından arınmasını sağlayacaktır.

Bu yazıdaki amacımız eskilere bakıp kadınlarımızı yermek değildir kesinlikle. Doğum gerçekten çok acı veren bir olaydır. Yaratılıştan gelen; kadınların bu kadar acılara dayanma gücü olduğunu ben kesinlikle düşünüyorum.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.