Menu

Göl Sularının Kimyasal Yapısını Etkileyen Faktörler

Göller, bir su kaynağından beslenmesine rağmen, sularını dışarıya sevk edemediğinden biriktiren, kapalı konumdaki su şekillerindendir. Kapalı konumda olması, etkilere çok açık olmasına ve dengesinin çabuk ve kolay değişmesine sebep olmaktadır. Örneğin; geçtiğimiz yıllarda yapılan bir araştırmada, ortalama büyüklükte bir gölün kirlenmesine sebep olarak, göl kıyısındaki bir konutun, kullanılmış yağlarını göle boşaltması sonucu, gölün üzerinin tamamen yağla kaplanmasına sebep olduğu bulunmuştur. Bir evde kullanılabilecek en fazla yağ miktarı düşünülse bile, göldeki suyun miktarı karşısında, kötü etki edemeyecek kadar küçük boyutta kaldığı düşünülebilir, fakat göl kapalı bir yapı olduğundan, yağı atamadığı yani sevk edemediği için kendi kendine temizlenememiştir.

Gölün Kimyasal Yapısını Etkileyen Doğal Faktörler
Gölün üzerinde oluştuğu toprak yapısı, metan gazı denen gazın çıkmasına uygun bir yapıysa, metan gazı, göl sebebiyle iyice yumuşayan tabandan kolaylıkla çıkabilir. Bu durumda, göl suyu, zararlı gazlardan dolayı tamamen oksijensiz kalır. Oksijensiz kalarak kimyasal yapısı bozulan gölde, normal olmayan düzeyde yosunlaşma olabilir. Bu da, balıkların yaşayamadığı bir ortama dönüşmesine sebep olur. Böylece, zincirleme bir şekilde, gölün kimyasal yapısı bozulmuş olur. İnsanların kimyasal atıklarını göle boşaltması ise doğal olmayan sebeplere örnektir.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir