Menu

İnsan İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

Geçmiş tarihimizde atalarımızın yaşadığı olaylar doğrultusunda çıkardıkları ders, nasihatlerle birlikte söyledikleri sözler olmaktadır. İçinde ve anlamında insanları ilgilendirip günümüze kadar taşınan atasözleri şöyle;

Ağacı kurt, insanı dert yer; Kurdun ağacı yavaşça yediği gibi insanın derdi de onu içten içe yer.

Atın ateşte, insan mihnette belli olur; Altının dayanıklılığı ateşte ölçülür, insanın dayanıklılığı ise yaşadığı sorunlar, zorluklarda anlaşılır.

Bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu; İnsanın kendi özellikleri onun değerini arttırır.

Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir;
Dağ başından kış eksik olmadığı gibi insanın başına da gelecek işler eksik olmaz.

Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur; İnsanlar arasındaki mesafeler ne kadar uzak olsa da bir gün insanlar birbirleri ile karşılaşırlar.

Demir nemden, insan gamdan çürür; Demir nemlendiği zaman paslanarak çürüdüğü gibi, insanda gamdan dolayı zamanla yıpranır.

Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır; İnsanların anlaşması için onlara verilen konuşma yetenekleri ile anlaşmaları gerekir. Hayvanların anlaşmaları ise koklaşa koklaşa olup kendimizi onlardan ayrı tutmalıyız.

Hayvan yularından, insan sözünden tutulur; İnsanların kendi sözleri dışına çıktıkları zaman söylenen sözdür. Sözünü hatırlatmak amaçlı söylenir.

İnsan doğduğu yerde değil doyduğu yerde; İnsanlar doğduğu yeri yurt olarak değil karnının doyduğu toprakları yurt kabul eder.

İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur; Yedisinde bir insanın huyu neyse yetmişinde de değişmeyerek o olacaktır.

İnsanın adı çıkacağına canı çıksın; Olmadık yere kişinin adı çıktığı zaman daima kötü hatırlanır öyle bilinir, onun yerine canı çıkması daha makbul görülür.

İnsanoğlu çiğ süt emmiş; Bugün yardımcı olduğunuz yarın sizin arkanızdan vurabilir, insanlara güven olmaz.

Kötü komşu insanı ev sahibi yapar; Kötü komşunuz varsa ondan uzaklaşarak komşu almamak adına ev alınır.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.