Menu

Kekemeliğin Sebepleri

Kekemelik bir hastalık olarak tanımlanamaz.
Kekemelik: Sesli konuşmada sözcüklerin akışının, tekrarlama, tıkanıp duraksama, solunum tutuklukları, kas gerilimi gibi sebeplerle engellenip duraksamaya uğraması olarak bilinir. Bu duraksamalar ve tekrarlamalar sebebi ile karşılıklı iletişim de aksaklıklara sebep olur ve iletişimi zorlaştırır.

Kekemeliğin Sebepleri Nedir?

Kekemelik bazen aileden genetik olarak kişiye geçmesi ile görülebilen bir
durumdur. Fakat bu herkes için geçerli değildir. Genetik olarak geçmesinin haricinde yapılan araştırmalara göre erkeklerin kekeme olma ihtimali kadınlara oranla iki veya üç kat daha fazla olasılık göstermektedir. Kısaca erkekler, kadınlara oranla daha fazla kekeme hastalığına sahip kişi sayısına sahiptir. Kekemeliğin sebepleri araştırıldığında genel olarak bireyin çocukluğunda korkmasına sebep olan durumdan sonra bu duruma geldiği tespit edilir. Fakat buna rağmen çocukluğunda korkmuş olsa da kekeme olmayan insanlar vardır. Bu yüzden kekemelik için kesin bir sebep söylenemez. Doktorlar bu konu ile ilgili halen araştırmalara devam etmektedir.

Kekemelik Durumu Olanlar Ne Yapmalı?

Genel olarak küçük yaşlarda fark edilen bu durum için özellikle anne ve babalar dikkat etmelidir. Çocuğunuzda bu durumu fark ettiğiniz zaman bununla ilgili yetkili doktor veya ilgili terapistlere başvurmanız önerilir.

Kekemelikte Ailenin Etkisi Nedir?

Kekemelik küçük yaşta görülen bir durum olduğundan dolayı aileler duruma müdahil olmalıdır. Çocuğunda ki bu durumu tespit eden aile ilk olarak doktora başvurmalıdır. Ardından doktor veya terapist ile muhakkak etkileşim içinde kalmalı, tavsiyeleri, yapmaları gerekenleri bir bir yapmalıdırlar. Terapist veya doktor ilk olarak aile ile iletişim halinde olarak onlara bir eğitim vermelidir. Böylece anne ve babanın da desteği ile tedavi sürecine katkı sağlar. Anne ve babalar çocuklarına kesinlikle şiddet göstermemeliler. Şiddet göstererek, onu zorlayarak durumu düzeltmek yerine daha da kötüleşmesine sebebiyet verebilir. Bu yüzden onu zorlamadan ve şiddet göstermeden yaklaşmanız gerek.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.