Menu

Kültür Evrensel midir?

Evrensel kavramı ulusal unsurlarla beslenen kültürü doğası gereği reddeder. İnsanlık tarihi çeşitli sebeplerle farklı coğrafyalarda farklı dil ve inanç sistemleriyle farklı kültür oluşumları meydana getirmiştir. Bu sebeple evrensel kültür ancak ütopya olabilir.

Peki, bu farklı kültürler hiç mi evrensel özellik barındırmaz? Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan çadır kavmi topluluğu olan Türkler, beraberinde şaman kültürünün ‘adak’ unsurunu da taşımışlar ve yeni tanıştıkları inanç sistemi olan İslam yaşam biçimi ne bu unsuru uyarlamışlardır. Yine Yunan mitolojinde birçok tanrı ve tanrıçaya adaklar sunulduğunu biliyoruz. Velhasıl dünyanın birçok yerinde farklı kültürlerde adak olgusunun yaşatıldığını görüyoruz. Bu da bize ulusal kimlik taşıyan kültürün az da olsa evrensel kültür kavramı düşüncesine temel oluşturacağını gösteriyor.

Aynı kültürden gelip farklı coğrafyalara göç eden kavimler arasındaki farklılıklara ne demeli? Mesela Türkler… Kırgızlar, Tatarlar, Azeriler… Özünde çadır kültürünün izlerini taşımalarına rağmen yeni yaşam alanları olan coğrafyalarda etkileşime geçtikleri komşu kültürlerle kendi kültürlerini geliştirdiler ve değişime uğrattılar. Bu gün onlara Türkiye Türklerinin kültürleri aynıdır diyemeyiz.

Bütün örnekler gösteriyor ki kültür kavramının oluşumunda yaşanılan coğrafya, konuşulan dil, iklim koşulları, inanç sistemleri gibi ortak unsurlar vardır. Bu sebeple evrensel kültür kavramı her ne kadar kültürler arası geçmişten gelen benzerlikler olsa da farklı kültürlerin yaşanılan tek kültür olması gerçeğine bizi götüremez.

Bunun gerçekleşmesi için ya insanlığın başlangıç noktasındaki ilk kültürel yaşam alanına dönmek gerekir ya da gelecekte bir gün insanlığın uzay çağını gerçek anlamda yakalayıp tek toplum olabilme becerisini göstermesi gerekir. Bu iki ihtimalde sürrealist bir yaklaşım olur. Yani insan ne başlangıç noktasına dönebilir ne de tümden uzaya gidebilir.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.