Menu

Osmanlı Devletinin Çok Uluslu Olmasının Olumlu ve Olumsuz Yönleri Nelerdir

Osmanlı Devleti, 1299-1922 tarihleri arasında varlığını sürdürmüş çok uluslu devlettir. Dünyanın en uzun süre ayakta kalan imparatorluklarından biri haline gelmiştir. Sınırlarını Doğu Avrupa, Güneybatı Asya, Kuzey Afrika ve Atlas Okyanusu olarak sınırlarını genişletmiştir. Geniş coğrafyalarda hüküm sürmüş, bir çok ulusu çatısı altında toplayarak gelişmeye devam etmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasının ardından kalıntılarıyla Osmanlı Devleti kurulmuştur.

Osmanlı Devleti, Anadolu topraklarında gelişme gösterirken yönünü Bizans’a dönmüştür. Yapılan fetihlerin başarı ile sonuçlanması İslam dünyasının desteğini almasını sağlamıştır. Anadolu beylikleri birleşerek Osmanlı Devleti’nin çatısı altında gelişme göstermişlerdir. Osmanlı Devleti iki yüz yıl boyunca dünyada hüküm sürmüştür. Son iki yüz yılı gerileme, dağılma ve çöküş dönemini göstermektedir. Üç kıta ve 72 millete ev sahipliği yapmıştır.

Osmanlı Devleti’nin çok uluslu devlet olması ayda getirdiği gibi zararda getirmiştir. Devletin çok uluslu olması çeşitli ayaklanma, isyanların ortaya çıkmasında bastırılmasını zorlaştırıyordu. Bağımsızlığını isteyen ayaklanmalar başlatarak ülke içinde iç karışıklıklara sebep olmaktaydı. Kültürel farklılıkların olması ortak değerlerinde azalmasına sebep olmaktaydı. Her ulusun bağlılıkları, inançları farklı olması diğerlerini de etkilemiştir. Çok uluslu yapıya sahip olan Osmanlı Devleti bölünme ve parçalanmaya müsait olmaktaydı. Devlet içinde kopuşlar başlayarak, parçalanma dönemine girmiştir.

Çok uluslu olması, milliyetçiliğin artması sonucunda yıkılma sürecini hızlandırmıştır. Osmanlı Devleti 1922 yılında tamamen yıkılarak yerine Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.