Menu

Yurtdışındaki Arkadaşa Türkiyeyi Tanıtan Mektup

Sevgili kardeşim Rex

Sana mektubumu ingilizce yazmak isterdim ama dilim yetmiyor. Baban Türkçe bildiğinden dolayı okumana yardımcı olur. Nasıl olup olmadığını merak edenlerden birisiyim. Türkiye’yi çok merak ettiğini duydum, sana dilimin döndüğü kadar anlatmak isterim. Yurtdışında olmak zordur bir gün vatanına geri döndüğünde buranın ne kadarda güzel olduğunu göreceksin. İstanbul adeta tarih kokuyor. Aldığın nefes sana tarihi hatırlatacaktır. Gördüklerin ile tarihe başkentlik yapmış bir şehirde olacaksın.

Sana sadece İstanbul’u değil tüm vatan topraklarını karış karış anlatmak isterim. Dört mevsimi bir arada yaşayarak insanlara yaşama hevesi vermektedir. Ülkemiz tam bir turizm cenneti olmaktadır. Her yıl milyonlarca insan ülkemizi ziyaret ederek rahatça yaşam sürdürüyorlar. Sahip olduğumuz yaylalar, ormanlar, denizler, göller, doğal anıtlar aklını alacak. Yüzbinlerce senelik doğal eserleri gördüğünde onlardan ayrılmak istemeyeceksin. Antik kentleri mi gezmek istersin yoksa kanyonlarda dolaşmak mı? Surlarımız kalelerimiz herşeyimiz çok güzel. Her karışını gezmeye değer senin içinde unutulmaz bir anı olacaktır.

Türkiye yedi ayrı bölgeden oluşuyor. Her bölgenin insanı farklı daha içten yaklaşım gösterir. Karadeniz bölgesinde çay ve fındıktan geçilmediğini görmelisin. Yıl boyunca yağış alması kendini daha iyi hissettirecektir. Doğu bölgesinin ete düşkünlüğünü düşünürsek sofradan kebap eksilmeyecektir. Zamanında bu topraklarda senin ataların yaşamını sürdürmüştür.

Ülkemizin başkenti Ankara’yı görsen memur şehri. Herkes iş güç peşinde koşturup duruyor. Ülkenin kalbinin attığı kent olmasıyla birlikte nüfusu da baya yoğun. Her adım başında bir siyasetçi yada merkez binasını görmen mümkün.

Mürekkep tükenir ama sana anlatacaklarım asla tükenmez. Bilmeni isterim ki buralar çok güzel, geldiğinde sana heryeri adım adım gezdireceğim. Görmediğin yer kalmayacağını söyleyebilirim.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.